Haberler:

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde iki kişi, molotofkokteyli attıkları otelin özel güvenlik görevlisi tarafından pompalı tüfekle yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, Ulu Camii karşısında bulunan Divan Oteli’ne kimliği belirsiz kişilerce molotofkokteyli atıldı. Bunun üzerine bir otel görevlisi pompalı tüfekle, molotofkokteyli atan kişilere ateş açtı.

Olayda, K.E. ve O.D. bacaklarından ve vücutlarının çeşitli yerlerinden, saçma isabet etmesi sonucu yaralandı. Yaralılar Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki ilk müdahalenin ardından, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı.

Kimliği açıklanmayan otel güvenlik görevlisi ifadesine başvurulmak gözaltına alındı.

Olay yerinde bir de el yapımı patlayıcı bulundu. Bomba imha uzman ekipleri inceledikleri patlayıcıyı emniyete götürdü.
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

İşte Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in açıklamalarından satırbaşları;

Ceza mevzuatında, ehliyetsiz araç kullananlar adliyeye sevkedilmeyek. İdari para cezası uygulanmayacaktır. Kaymakamlıklarca ceza kesilecektir. Savcılarında böyle işlerle zaman kaybetmesi engellenecektir.

Kaçak geçiş yapanlar sınır dışı edildikten sonra tekrar geliyor. Bunlar hakkında hapis cezası yerine idari para cezası uygulaması yapılacaktır.

Ön ödeme planı değiştirilecektir. Ön ödeme teklifi yapılmakta. Soruşturma ve kovuşturma uygulanmaktadır. Ön ödeme kapsamı genişletilince sabıkalı olanlar istifade edemeyecek. Yaralama sonucu mağdur olanlar hakarete maruz kalanlar ön ödemeden faydalanamayacaktır.

Kaçak elektrik kullanımı haksız kullanımdan sayılacaktır. Suçun niteliği hırsızlıktan karşılıksız yararlanmaya dönüştürülüyor. Suçu ilk kez işleyenler hapis cezası almayacaktır.

Molotof kokteyli yargıtayın değerlendirmelerinde silah olarak değerlendiriliyor. Molotof silah ve patlayıcı madde olarak değerlendiriliyor.

Kimse ömür boyu sabıkalı sayılmayacak. Adli sicil kaydı ölüm ile 80 yıl sonunda silinecektir. Yeni getirilen sistemde 5 yıl. İnfazdan sonra yüz kızartıcı suçlarda 30 yıl geçmekle telkin edilecektir.

Adli kontrol tedbiri üst sınırı 3 yıl olan cezalar için uygulanıyor. Yeni düzenlemede 5 yıla kadar kontrol tedbiri kullanılmaktadır.

Tutuklama kararı vermek zorlaşacak.

Rüşvet suçu yeniden tanımlandı. Yolsuzlukla daha etkin mücadele edeceğiz. OECD kapsamında suçla mücadele konusunda başbakanlığın yolsuzlukla mücadelesi için yeni kararlar alındı. Görevi kötüye kullanma bundan böyle rüşvet kapsamına girecektir. Bıçak parası artık rüşvet sayılacaktır. Cezası 1 ila 4 yıl hapis cezası alacaktır.

Mecbur kalarak memura yarar sağlamak zorunda kalanlar menfaat kazanan kişi dillendirilemiyordu. Mecbur kalıp ödeme yapan kimsenin önü açılmaktadır. Acil hastasını ameliyata aldırmak isteyen kişi ödeme yapmak zorunda kalıyorsa onu kurtarmayı hedefliyoruz.

Yetkili olmadığı iş için yarar sağlama kamu görevlisi için suç idi. Artık bu suçu herkes işleyebilecek. Bu tür kötü örneklerin sona erdirilmesi amaçlanmıştır.

Anayasamızda örgüte üye olmadan örgüt için eylem yapanlara ceza sistemi getirdik. Yarı oranında indirim ön görülmektedir. Örgüte bilerek yardım edenlere ayrı ceza verilmektedir. Burda yapılan yardıma göre hakim vereceği cezayı 3'te 2'sine kadar indirebilecektir.

Özel yetkili mahkemelerde şüphelinin ifade tutanağına ilişkin olarak en fazla 3 ay süreyle gizlilik kararı verilebilecek. Özel yetkili mahkemelerde kovuşturma süresinde işlem yapmaya son verilecektir.

Basit terör suçlarında yaptırımlar uygulanamıyordu yeni yasa 2 yıla kadar cezalar uygulanabilecek.

Türkiye enerji nakil merkezine döndü. Petrol doğalgaz konusunda önemli yatırımlar yapıldı. Bunların kaçakçılığı örgütsel iş olarak görülecektir. Petrol boru hattına zarar verme suçu şuanda ağır bir cezayı ön görmüyor.

Haciz işlemlerinde ev eşyaları haczedilmeyecek.

50 bin TL'nin altındaki davalar bölge idari mahkemelerinde karara bağlanacak.

ÇEK BORCUNA HAPİS YOK

Çek borcundan dolayı kimse cezaevine girmeyecek.

İcra dairelerinde iş yükü azaltılacak. 886.50 TL'lik limitin altındaki icra takipleri doğrudan yapılamayacak. Borçluya ödeme yazısı gidecek. '5 gün içinde öde, ödemezsen icra yoluna gidilecek' denecek. Ödemezse ilamsız icra başlayabilecek.İcra dairelerinde ödemeler banka hesabı yoluyla yapılacak. İcra dairelerinin para ile ilişiği zorunlu haller dışında kaldırılıyor. Borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile için gerekli olan her türlü ev eşyası haczedemilyecek.Hacizli mal satış prosedürü satış ilanının elektronik ortamda da yapılması öngörülüyor. Açık arttırmaya gitmeye gerek kalmadan elektronik ortamda da teklif verilebilecek.

Danıştay'a gelmesine gerek olmayan davalar Bölge İdare Mahkemesi'nde karara bağlanacak.50 bin TL'nin altındaki davalr Bölge İdare Mahkemesi'nde gerçekleşecek.

Düzenlemeden etkilenecek 2 milyona yakın dosya var. İşyükünü önemli ölçüde azaltacak diye düşünüyoruz.

YAYIN DURDURMA KALKIYOR

Yayın durdurma düzenlemesini kaldırıyoruz. Uzun yıllardan beri yasaklı yayınlar kavramı var mevzuatımızda. Mahkemelerce yeni bir toplatma kararı verilmiş olanların geçmişe dönük sünger çekilecek. Geçmişe dönük yeni kararlar üretilecek. Karar verilmezse yeniden geçmişe dönük yasaklı kararlar hükümsüz olacak.Geçmiş tarihlerde hangi mahkemelerden ne kadar toplatma kararı verilmiş, bunları tek tek bilmek zor. O yüzden bir geçiş süreci öngörülüyor. Cezaevlerinde bu değerlendirmeleri yapan kurullar var. Onlar da mahkeme kararlarını göz önünde bulundurarak değerlendirme yaparlar.

Basın yoluyla işlenen suçlarda üst sınır 5 yıldan 3 yıla iniyor. Hakkında kamu davasının açılması kararı verilen kişi ertelem kararı verilmesi andan itibaren 3 yıl içinde aynı suçu işlemezse dosya kaldırılacak. Bu son düzenleme basın yayın yoluyla işlenen suçların önemli bir bölümünü kapsıyor.
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

Tuzla'da buzlanma nedeniyle kayganlaşan yolda meydana gelen, iki 112 ambulansı ve bir polis otomobilinin de aralarında bulunduğu 14 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında, 3 kişi yaşamını yitirdi, 30 kişi de yaralandı.

Kaza, Tuzla TEM Karayolu Mehmetçik Vakfı Mevkii Edirne İstikametinde saat 00.30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre kaza şöyle gelişti: Bursa'dan İstanbul'a gidecek olan Faslı ve Suudi Arabistanlı turistlerin içinde bulunduğu 34 BM 3644 plakalı midibüs buzlanma nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak bir kamyonete çarptı. Çarpışmanın etkisiyle araçlar hurdaya dönerken, midibüsteki yolculardan bazıları yaralandı. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ilk ambulans ekibi ise yaralılara müdahale etmeye başladı. Bu sırada bazı turistler araçtan çıkarken bazıları ise midibüsün içinde kaldı.

AMBULANSA VE ARAÇLARIN ENKAZINA ÇARPTI
Bu sırada Mehmet Zahit Aslan'ın kullandığı damacana yüklü kamyon da kaygan yolda kontrolden çıkarak ambulansa ve araçların enkazına çarptı. Çarpmanın etkisiyle Mehmet Zahit Aslan isimli kamyon şoförü ile midibüs içinde bulunan biri çocuk iki kişi yaşamını yitirdi.

ARKADAN GELEN ARAÇLARDA DURAMADI
Arkadan gelen birçok araç da ve bir ambulans daha duramayarak zincirleme kazaya sebebiyet verdi. Kazaya toplam 14 araç karışırken, 30 kişi de yaralandı. TEM Otoyolu Edirne istikametinde trafik durma noktasına geldi. Olay yerine Ataşehir, Sancaktepe, Kadıköy, Kartal, Pendik, Sultanbeyli, Tuzla, Gebze ve Darıca'daki 112 noktalarından ambulanslar yönlendirildi. Kazada yaralanan 30 kişi ambulanslarla çevre il ve ilçelerdeki 9 ayrı hastaneye sevk edildi. İtfaiye ve Karayolları Genel Müdürlüğü'ne bağlı ekipler uzun süre yolun açılması için çalıştı. Kazaya karışan kamyondan yola çok sayıda dolu su damacanaları savruldu.

YOL KENARINDA YARALI ARADILAR
Polis ve sağlık ekipleri, uzun süre yol kenarındaki yeşil alanda yaralı aradı. Mehmet Zahit Aslan'ın cesedi Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna, yabancı uyrukluğu bir erkek ile 13 yaşındaki kız çocuğunun cesedi ise Tuzla Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Kazada yaralananlardan bazılarının ismi ise şöyle; Tenzile Gülten, Beyza Gülten, Recep Gülten, Mehmet Kapusuz, Beril Kapusuz, Muhammet Kapusuz, Umut Can Akkuş, Emre Akkuş
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

Radikal gazetesi yazarı Cevdet Aşkın, bugünkü köşesinde son KCK baskınları ve PKK'nın açıklamasına yer verdi.

İŞTE O YAZI:

Türkiye çapında KCK operasyonları tansiyonu yükseltti. 17 ilde 123 adrese baskın yapıldı. Leyla Zana'nın Ankara'daki evinde arama yapıldı. 33 kişi gözaltında. PKK'da "2012'de bizi bitirmek istiyorlar. Büyük direniş dışında seçenek kalmadı" havası hâkim.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

KCK’ya yönelik operasyonlarda dün 17 ilde 123 adreste arama yapılarak aranan 49 kişiden 33’ü gözaltına alındı. ANKA’nın dünkü haberine göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fikret Seçen, yaptığı yazılı açıklamada Milletvekili Leyla Zana’nın evinde arama yapıldığı yönündeki haberlerin doğru olmadığını bildirdi.

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Kim ki KCK’nın içinde yer alırsa, bu kim olursa olsun gerekli müdahalelerin yapılması gerekir” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Elitaş, “KCK ile ilgili yargı gerekli işlemleri uzun zamandır yapıyor. Çünkü KCK, PKK terör örgütünün şehir yapılanması... Kendi başına yargıyı kurmuş, infaz ediyor. Bu konu ile ilgili paralel bir yapılanmaya Türkiye Cumhuriyeti müsaade etmez” diye konuştu.

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, operasyonlarla ilgili talimatı bizzat Başbakan Erdoğan’ın verdiğini ileri sürdü. DHA’nın haberine göre Kışanak şöyle konuştu: “Grup toplantısında, partimizi, parti yöneticilerimizi, milletvekillerimizi açıktan hedef gösterdi. Faşizan bir uygulamayla partimize yönelik baskı dalgasının düğmesine bastı.”

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen KCK davasının dün yapılan 35. duruşmasında mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve duruşmanın 16 Ocak’a ertelenmesine karar verdi.

PKK

PKK dün yaptığı yazılı açıklamada “imha ve teslimiyet kıskacına sürüklenmek istenildiklerini” ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre açıklamada “Halkımızın insanlık kadar eski tarihine nokta konulmak istenmektedir. Tüm kadro yapımız ve militan gerçeğimiz kadar halkımız da tarihinin en büyük tehdidiyle karşı karşıya olduğunu bilmek ve varlığını koruma mücadelesini daha da yükseltmek durumundadır” denildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Ankara’nın KCK operasyonları çerçevesinde BDP ve PKK ekseninde yer alan kesimleri hareketsiz kılma politikası hızlanarak devam ediyor. Bu politikayla önümüzdeki aylarda kuvvetle muhtemel görünen bir Kürt Baharı dalgasının önünün alınması amaçlanıyor.

Buna karşın Kandil’in ise kitlesel planda 15 Şubat’tan başlayarak Nevruz’la zirveye çıkaracağı ‘momentumu’ bahar aylarında devam ettirmeyi ve buna paralel şekilde askeri planda şiddetli saldırılarla Ankara’nın 17 Ağustos 2011’de başlayan ve halen devam eden ‘büyük taarruz’unu sonuçsuz bırakmayı hedeflediği hissediliyor.

Kendi içinde bu yönde ciddi bir hazırlık yürüttüğü anlaşılan örgütün, son açıklamasında kullandığı ifadeler dikkate alındığında havaların ısınmasıyla birlikte tüm gücünü gösterme eğiliminde olacağı anlaşılıyor.

Fakat bu tablo -geçen yaz ve sonbaharda yaşanan ve sivillerin zarar görmemesi anlamında nispeten kontrollü görünen çatışmalardan farkla- maalesef işlerin çığırından çıkma potansiyeline de işaret ediyor.
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)
Hiç tag yok

İstanbul'da elektrik kesintisi nedeniyle metro ve tramvay seferleri saatlerce durdu.İstanbul'un birçok ilçesinde, İzmit, Adapazarı, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da elektrik kesintisi yaşandı.

Türkiye'nin en büyük illerinin bulunduğu Marmara Bölgesi'nde, 6 ilde 20 milyondan fazla kişi elektriksiz kaldı. TEİAŞ, arızanın yüzde 80'inin giderildiğini açıkladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, kesinti nedeniyle doğalgaz verilemediğini belirterek uyarıda bulundu: Kombiler kapalı tutulmalı ve hemen açılmamalı...

Bursa’daki doğalgaz çevrim santralinde meydana gelen arıza, enterkonnekte sistemde çökmeye neden olunca İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne bir süre elektriksiz kaldı. Kış ortasında buz gibi soğuk havada yaklaşık 3 saat kaloriferler yanmadı, trafik felç oldu, metro çalışmadı, sanayi tesislerinde üretim durdu. Bulgaristan’dan alınan elektriğinin enterkonnekte sisteme bağlanması ve Ambarlı Termik Santralı’ndan besleme yapılmasıyla yerleşim birimlerine yeniden elektrik verilebildi.

Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 10’unu karşılayan Bursa Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nin dağıtım ünitesinde saat 13.43’te arıza meydana geldi. Buna bağlı olarak Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nin Bursa ve Adapazarı’ndaki yüksek gerilim hatlarında arıza nedeniyle Marmara Bölgesi’nin bu hatlardan beslenen önemli bir bölümü enerjisiz kaldı. Buna Lüleburgaz Hamitabat Enerji Çevrim Santralinde 150 bin voltluk trafo merkezinde arıza eklenince başta İstanbul olmak üzere Sakarya, Kocaeli, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’de elektrikler kesildi.

BULGARİSTAN DEVREYE GİRDİ

Trakya bölgesindeki enterkonnekte sisteme Bulgaristan’dan enerji alınması ile saat 14.15’ten itibaren bölgeye elektrik verilmeye başlandı. İstanbul ve çevresi için de İstanbul Ambarlı Termik Santralı’ndan besleme yapıldı. Saat 16.30 itibariyle kesinti yüzde 80 itibariyle giderildi.

Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi yetkilileri tüm yerleşim birimlerine kesintisiz elektrik verilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

SANAYİ ÜRETİMİ AKSADI

Türk sanayiinin lokomotif kuruluşlarının bulunduğu Kocaeli ve İstanbul’da elektriklerin kesilmesi bir çok tesiste üretimi de aksattı. Büyük ölçekli 500’ün üzerinde fabrika bulunan Kocaeli’de elektriklerin kesilmesiyle, buna hazırlıksız yakalanan sanayi kuruluşlarında üretim durdu. Yedek enerji sistemleri olmayan fabrikalar üretimi tamamen durdururken, başta Dilovası’ndaki metalürji fabrikalarında da demir çelik üretimi yapılamadı, fırınlar soğudu.

METRO VE TRAMVAY SEFERLERİ SAATLERCE DURDU

Elektrik kesintisi nedeniyle saat 13.43'ten itibaren metro ve tramvay seferleri durdu. Metro ve tramvay duraklarına gelen vatandaşlar diğer toplu ulaşım araçlarına yönlendirildi. İptal olan metro ve tramvay hatlarının güzergahlarında vatandaşlar otobüs ve minibüsleri tercih etti. Bu yüzden trafikte yoğunluk da yaşandı.

İstanbul'daki elektirik kesintisi Karaköy'de tramvayların yollarda kalmasına neden oldu. Bazı vatandaşlar tramvayları terketmeyerek elektriğin gelmesini bekledi. İstasyonlardaki görevliler de durum hakkında vatandaşlara uyarılarda bulundu. Saat 16.30 itibariyle tüm hatlarda metro ve tramvay seferleri yapılmaya başlandı.

ELEKTİRİK KESİLDİ, TRAFİK ARAP SAÇINA DÖNDÜ

İstanbul'da yağan kar trafiği arap saçına çevirdi. Kar ile birlikte gelen elektrik kesintisi trafikteki araçları zor durumda bıraktı. Nedeni ise 'trafik ışıklarının çalışmaması' oldu. Elektrik kesintisi nedeniyle caddelerdeki trafik ışıkları çalışmadı. Işıkların çalışmaması ile ne yapacağını şaşıran sürücüler trafiğin kilitlenmesine neden oldu.

İstanbul'un bir çok ilçesine saat 14:45 itibariyle elektrik verilmeye başlandı.

KESİNTİNİN SEBEBİ

Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi'nden (TEİAŞ) yapılan açıklamada elektrik kesintisinin nedeni şöyle açıklandı: ''Saat 13.42’de olumsuz hava koşulları nedeniyle Bursa Doğalgaz Santralı'nda Adapazarı Hattına ait gerilim trafosunun patlaması sonucunda meydana gelen teçhizat arızaları Adapazarı’ndan İstanbul’a kadarki iletim tesislerinde arızalar olmuştur, bunun sonucunca Adapazarı’dan Babaeski’ye kadar olan elektrik sisteminde kesintiler oluşmuştur. Saat 14:15’den itibaren peyderpey sistem toparlanmaya başlanmış olup saat 16:15 itibarı ile sistemin yüzde 80’lik bölümüne elektrik verilmiştir. Geri kalan bölümü için çalışmalar kısa sürede tamamlanacaktır.''

BURSA’DAKİ ARIZA DOMİNO ETKİSİ YAPTI

TEİAŞ Sakarya Grup Müdürü Hikmet Turan, Bursa Çevrim Santralı’ndaki yüksek gerilim trafosundaki arıza nedeniyle 380 bin voltluk sistemin devre dışı kaldığını söyledi. Turan, bunun Sakarya, Kocaeli, İstanbul ve tüm Trakya’yı etkilediğini belirtti.

Adapazarı’nın, gerek İstanbul gerekse Anadolu’ya giden tüm elektrik hatlarının geçiş güzergahı olduğunu bselirten Hikmet Turan, "Bursa’daki patlama sonrasında domino etkisi yaşandı ve saat 14.00 itibariyle Adapazarı’ndaki kesicilerin atması neticesinde bölgesel elektrik kesintisi oluştu. Saat 16.00 itibariyle bu arıza da giderilerek bölgedeki elektrik sistemi eski haline döndü" dedi.

İSTANBUL İÇİN KOMBİ UYARISI

Arıza nedeniyle doğalgaz da kullanılamadığından tatil gününü evinde geçiren vatandaşlar donuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, ''Doğalgaz verilemiyor, kombiler kapalı tutulmalı, hemen açılmamalı'' uyarısında bulundu.

VALİ: TEKNİK BİR SORUN

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, kesintiyle ilgili ''Teknik bir sorun, kısa sürede halledilecek'' dedi.

DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN TELEFONLARI KİLİTLENDİ

Elektrik kesintisinin ardından vatandaşların bağlı bulundukları elektrik dağıtım şirketlerinin telefon hatlarını araması sonucu hatlar kilitlenirken, BEDAŞ başta olmak üzere dağıtım şirketlerinin bazılarının web sitelerine de erişim şu an için sağlanamıyor.
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın TBMM Başkanı olduğu 2006 yılında çıkarılan 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Yasası’yla, TBMM başkanlarına, Cumhurbaşkanı emekli aylığının yüzde 75’i oranında emekli aylığı bağlanmasına ilişkin bir düzenleme yapıldı.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle bu düzenleme 1 Ekim2008 tarihinde yürürlüğe girince Arınç, almakta olduğu emekli aylığının bu yeni düzenleme doğrultusunda yükseltilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurdu. Arınç, bugünkü rakamlarla 5 bin 50 TL olan milletvekili emekli aylığı yerine 10 bin 50 TL tutarındaki TBMM Başkanı emekli aylığı bağlanmasını talep etti. Ancak kurum başvuruyu reddetti.

İŞ MAHKEMESİNE GİTTİ
Bunun üzerine Arınç, 2010 yılında avukatı aracılığıyla Ankara 15. İş Mahkemesi’nde, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine maaş davası açtı. Arınç, “Emekli Sandığı Kanunu’na göre emekliyim. 1 Ekim 2008’de kanun değişikliği oldu. Meclis Başkanı’nın maaşı Cumhurbaşkanı’na endekslendi. Ben Meclis Başkanı olarak görev yaptım. Maaşımı yükselterek, yeniden düzenleyin” dedi. Arınç ayrıca 2008 yılından bu yana aradan geçen süreye ilişkin farkın kendisine ödenmesini de istedi.Mahkeme, görevsizlik yönünden davanın reddine karar verdi.

DOSYA YARGITAY’DA
Bunun üzerine Arınç, karara itiraz etti. Dava Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 22 Kasım2011 tarihinde yaptığı incelemede, hem görevsizlik kararını hemde davanın reddine ilişkin kararı bozdu. 10. Hukuk Dairesi, kararında, açılan davanın iş davası niteliğinde olduğunu belirterek, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğuna hükmetti. Daire, mahkemenin önce davayı kabul etmesi, ardından yapacağı inceleme ile Arınç’a yüksek emekli maaşı ve aradaki farkları verip vermeyeceğine karar vermesine hükmetti.

YAKLAŞIK 200 BİN TL
Arınç, şu an 5 bin 50 TL emekli maaşı alıyor. Eğer mahkeme değişiklik üzerine Arınç’ın maaşının yükseltilmesine karar verirse emeklilik maaşı 10 bin 50 TL’ye yükselecek. Arınç, aradaki farkların da kendisine ödenmesini talep etti. Mahkeme, bu ay Arınç’ın davasına bakarsa aradan geçen 39 aylık maaş farkı da Arınç’a faiziyle birlikte ödenecek. Bu miktarın ise yaklaşık 200 bin TL olduğu hesaplanıyor.
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

Birleşmiş Markalar Derneği, 2030 yılında Türkiye'yi 2.77 trilyon dolarlık milli gelire ulaştırmasını öngördüğü markalı ekonomiye geçiş formülünü açıkladı. Bunun için 1970'lerde Almanya'ya aynı dönemde işçi gönderdiğimiz İtalya ve İspanya'nın markalaşma sürecini incelediklerini anlatan BMD'nin Başkanı Yılmaz Yılmaz, "Bir zamanlar Avrupa'nın köylüsü olan İtalya ve İspanya marka ekonomisine geçerek ülke imajlarını yükselttiler. Türkiye'de üretmek önemli, ama markanın Türk markası olması önemli değil gibi bakılıyor. Oysa üretim sadece üretim gelirini kapsıyor. Markada ise üretimin yanısıra lojistik, satış, kira geliri gibi değerleri de içinde barındıırıyor. Bunun için 'Made in Turkey' kavramının yerine 'Turkish Brands'i kullanmalıyız. Turquality programının vizyonunda da zaten bu vardı" dedi.

İtalya'nın 2 katını satıp 5'te birini kazanıyoruz
BMD'nin Marka Ekonomisi raporu, markalaşarak İtalya'nın tekstilde Türkiye'den kat kat fazla para kazanır hale geldiğini söyledi. Türkiye'nin sadece yüzde 41'i kadar erkek ve katın ceketiyle, gömlek, hırka, bluz ihraç eden İtalya, 7.736 birim katma değer yaratarak Türkiye'den 5.2 kat fazla para kazanıyor

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), 'Marka Ekonomisi' raporu ile dünyanın en büyük 10 ekonomisi içine girmeyi amaçlayan Türkiye için yeni bir rota çizerken, markalaşma sürecinde İtalya, İspanya ve Türkiye'nin kıyaslaması çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 1970'lerde Almanya'ya Türkiye ile aynı dönemde işçi gönderen İtalya ve İspanya marka üretmede büyük mesafe alarak Türkiye'ye fark attı. Örneğin İtalya, bugün 96.7 milyon kilogram erkek ve kadın ceket, gömlek, hırka, bluz gibi tekstil ürünleri ihraç ederek, aynı ürünlerde 237 milyon kilogram ihracatı olan Türkiye'nin sadece yüzde 41'ine ulaşmasına karşın (2.5 kat fazla), 7 bin 736 birim katma değer üreterek Türkiye'den 5.2 kat daha fazla para kazanıyor. Örneğin bu fark erkek dokuma takım elbisede daha ada açılıyor. Bu üründe 2.480 birim katma değer üreten İtalya, Türkiye'den 8.3 kat fazla kazanıyor. Oysa aynı üründe Türkiye, yaklaşık 50 milyon kilogram ürün ihraç ederken, İtalya'da 31 milyon kilogramda kalıyor.

Yıllar itibariyle kıyaslama da ilginç sonuçlar ortaya koydu. 1970'lerde ihraç erkek ceketinde kilogramda 6.5 dolar kazanan Türkiye'ye karşın 8.6 dolar kazanan İtalya, yıllar içerisinde farkı büyük oranda açtı. Örneğin 2010 itibariyle kilogramda Türkiye, 32.6 dolar kazanırken, İtalya 188.6 dolarla 5.8 kaz fazla kazanıyor.
MARKALI SATIŞ 5 KAT ARTAR
Yukarıdaki tabloyu tersine çevirmek üzere markalı ekonomiye geçiş stratejisine göre BMD, hedeflerini şöyle sıraladı:

*Gıda dışı modern perakende pazarının payı 2011 yılında yüzde 57'den 2030 yılında yüzde 85'e çıkacak.
*Katma değer yaratan markalı yurtiçi satışlar 2011 yılında 66 milyar dolardan 2030 yılında 340 milyar dolara ulaşacak.
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

Fehman Hüseyin'in verdiği talimat doğrultusunda Çekmeköy'de bulunan bir alışveriş merkezi önünde bombalı eylem hazırlığında olduğu iddia edilen terör örgütü üyesi suçüstü yakalandı.

Alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK'nın üst düzey sorumlularından Fehman Hüseyin tarafından son dönemde güvenlik güçlerince yapılan operasyonlardan dolayı terör örgütünün içine düştüğü zor durumdan kurtularak moral kazanması amacıyla metropol illerde riski az ve kamuoyunda ses getirici eylemler yapılması talimatı verildiği bilgisine ulaşan İstanbul İl Jandarma Komutanlığı hemen harekete geçti.

Yapılan istihbari çalışmalar sonucunda Fehman Hüseyin'in verdiği talimat doğrultusunda Yurtsever Demokratik Gençlik (YDG) örgütü üyesi M.E.'nin sansasyonel bir eylem hazırlığında olduğu belirlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü'nün koordinesinde başlatılan takip ve çalışmalar sonucunda M.E.'nin 7 Ocak 2012 günü üzerinde bulunan patlayıcı maddeleri kullanacağı veya el değiştirebileceği tespit edildi.

Operasyon için düğmeye basan jandarma ve polis ekipleri, 7 Ocak 2012 günü saat 19.00 itibariyle Çekmeköy ilçesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde beklemeye başladı. Şüpheli, elinde beyaz bir poşetle Cumhuriyet Caddesi'ndeki bir alışveriş merkezi önünde eylem hazırlığı içerisindeyken saat 20.40'da suçüstü yakalandı.

Şahsın üzerinde yapılan aramada, teneke kutusu içerisinde kullanıma hazır vaziyette parça tesirli (cam misket) el yapımı patlayıcı madde, yine teneke içerisinde patlayıcı olduğu değerlendirilen kimyasal karışımlı toz madde, 1 adet patlayıcı maddenin ateşlenmesinde kullanılan 16 cm uzunluğunda saniyeli fitil, 1 adet cep telefonu, 1 çift muayene eldiveni, 1 adet siyah renk kar maskesi ve 1 adet çakı ele geçirildi.

Gözaltına alınan M.E.'nin üzerinde ele geçirilen yaklaşık 250 gram ağırlığındaki el yapımı patlayıcı maddenin, parça tesirini arttırmak maksadıyla bilye ve çivilerle güçlendirildiği belirlendi. İfadesi alındıktan sonra adliyeye sevk edilen zanlı, tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi. (İHA)
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

Trafiğin yoğun olduğu ve okul çevrelerinde bulunan kavşaklarda başlatılan uygulamada sivil polis, ışığın yanındaki sivil bir araca yerleştirilen kamera ile kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere cezai işlem uyguluyor.
Kırımızı ışıkta geçen sürücüleri kamerayla tespit eden polis, ışıkların 100 metre ilerisinde bulunan bir yerde bekleyen resmi ekiplere kırmızı ışıkta geçen araçların plakalarını telsizle anons ediyor.
Sürücüleri trafik ışıklarına uymaya çağıran Kozan Emniyet Müdürlüğü Trafik tescil ve Denetleme Büro Amirliği’nde görevli Trafik Polisi ve Baş Polis Ziya Özdemir, bu uygulamanın şehrin değişik noktalarındaki diğer ışıklı kavşaklarda da uygulandığını belirtirken, son zamanlarda en çok kazanın motosikletler ile olduğunu belirterek; "Ölümlü ve yaralamalı kazaların birçoğu motosiklet ile oluyor. Vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak amacı ile sürekli kontroller yapıyoruz. Amacımız ceza yazmak değil hataları en aza indirmektir" dedi.
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)

'Fetih 1453' filminin fragmanı Yunanistan'da yayımlandı. "Türklerin fetih propagandası" başlığıyla haber olan fragman için Yunan internet kullanıcıları tepki gösterip, sordu: İzleyeceğimiz sonraki film ne? İzmir'in felaketi mi yoksa Kıbrıs çıkarması mı?

YUNANLILARI ÖFKELENDİRDİ

Türk sinemasının en pahalı prodüksiyonu olduğu iddia edilen "Fetih 1453" filminin fragmanı, Yunan basın yayın organlarında yer almaya başladı. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesini anlatan filmin tanıtımı bile Yunan internet kullanıcılarını öfkelendirdi. İnternet siteleri ile sosyal medyada şimdiden yüzlerce tepki ve eleştiri mesajı bırakılırken, objektif mesajlar ile özeleştiri içerlikli yorumlar da dikkat çekti. Haberler için "Türklerin Fetih propagandası, 17 milyon dolar" başlığı kullanıldı. Yunanlar, filmi en az "50 milyon kişinin izleyeceği" tahmininde bulundu. Faruk Aksoy'un yönettiği 17 Şubat'ta gösterime girecek filmin ABD ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede izleneceği ifade edilirken, Türk sinema tarihinin en büyük bütçeli filmi olduğuna dikkat çekildi. Filmde Sultan'ın hayatı ile 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un düşmesinin anlatıldığı hatırlatılan haberlerde, savaş konusunun dışında surlara çıkan Ulubatlı Hasan'ın aşk hikâyesinin de işlendiği belirtildi.

YUNAN ASKERİNİN BAŞI EĞİK

"Türk işgalciler, filmde kendilerini dünyanın hâkimi olarak lanse ediyorlar" yorumu yapılan haberlerde "Yönetmen Aksoy'un Yunanların (Rumlar) toplu katliamı ve yağmalamalar gibi tarihin önemli yönlerini ise göstermekte başarısız olduğu" iddialarına yer verildi. Haberlerde "filmde Yunan askerlerinin Osmanlı süper gücü karşısında başını eğmiş olarak gösterildiğine" ilişkin bilgiler geldiğine dikkat çekildi. "Fetih 1453"ün çekimi için Türklerin 17 milyon dolar harcadığı ve 3 yılda tamamlandığı belirtilen haberlerde, fragmanın yapımının 1.5 ayda tamamlandığı ve 600 bin dolara mal olduğu aktarıldı. Türkiye'de fragmanı 24 saatte 1 milyon 670 bin kişinin izlendiği bildirildi.

ÖVGÜ VE ÖZELEŞTİRİ DE VAR

Yunanların çoğunu öfkelendiren Fetih filmine övgü mesajları ile özeleştiri yorumları da geldi.
"Çok iyi yapıyorlar. Bizim televizyonlarımızda bugün gösterilen aptalca yapımları izleyeceğimize, kendi duruşumuzu yansıtan yüksek kaliteli işler yapalım."

"Propaganda yapmayı bırak, sadece halkın sırtındaki yükü daha da artıran rüşvet vermeye yetenekliyiz!"

"Çok iyi yapıyorlar! Biz aptalca cinsel komediler dışında yabancı yapımcılarla ortaklaşa çok zengin olan tarihimizi anlatan bir film yapabildik mi? Unut gitsin. Bizleri ülkemizden utanacak hale getirdiler!"

"Yunanlar, Evzon (Osmanlı'ya karşı bağımsızlık mücadelesi veren etekli askerler) ve her Mart ayında gösterilen parodiyi andıran filmler propaganda değil mi?"

"Biz mağdurlar ayakta uyuyoruz! Uyumamızın önemi yok değil ancak bari söyleyecek bir şeyimiz olsaydı! İşe yaramaz, saçma ve aptallıklara milyarlarca euro harcadık ama Makedonya mücadelesine dair bir film yapamadık! Utancı yaşayan bugünkü Yunanların şerefine! Hadi şimdi perdede nasıl katledildiğimize hayranlık duymaya gidelim!"

"Onlar kendi açılarından çok iyi yapıyorlar! Biz ne yapıyoruz? Bizimkilerden ucuz oldukları için onların yapımlarını alıyoruz! Hepimiz sorumluyuz. Artık yeter, uyanma vaktimiz geldi!"

"Yunanistan'da vizyona girdiğinde hep birlikte izlemeye koşacağız. İçeriğini kritik etmiyorum ama sahneler çok etkileyici!"

ÖFKELİ YORUMLAR

"Fetih 1453"ün fragmanına ilişkin Yunanların çoğu eleştirel, duygusal ve öfke dolu mesajlar bıraktı:

"50 milyon kişinin izleyeceği kesin. Ayrıca Yunanistan'da da çok başarılı olacağını düşünüyorum. İşte bu kadar trajiğiz."

"Çok iyi! Yunanistan'da bundan izleyeceğimiz filmi bulduk. İlk defa Yunanistan'da gösterime girmediği için yadırgadım!" "İzleyeceğimiz bir sonraki film hangisi? İzmir'in felaketi mi? Yoksa Kıbrıs çıkarması mı?"

"Bu ırkçı, Yunan karşıtı filmin Yunanistan'da gösterimi yasaklanmalı! Yahudi kıyımına ilişkin İsrail'de Alman yüksek bütçeli bir film gösterilebilir mi?

"Bir defa daha tehlikeli bu bumerang kendilerine dönecek. Onlar da çok iyi biliyorlar, AB'de istenmiyorlar."

"Bu film, Türklerin Avrupalı olmadıklarını ve hiçbir zaman olamayacaklarını gösteriyor. Onlar, Hıristiyan Avrupa'yı işgal eden Doğulu İslamcılar... Türkiyeli Beyefendiler! Bu film, hiçbir zaman AB'ye giremeyeceğinizi gösteriyor!"
Gönderen: Cyber
Kategori: Haber    (0)
Hiç tag yok
New in forums:
Tagler:
Anketler:
Hangi Diziyi İzliyorsunuz?
Your comment (0)

Tüm anketleri göster

Recent additions:
Online:
Sayfa 0.415 saniyede oluşturuldu.